AnasayfaEdirne Valiliği
 
 
 
 
 Edirne 360
 
 
   
Sayfalarımızı ziyaret ettiniz mi?



Kırkpınar Yağlı Güreşleri

GELENEKSEL  KIRKPINAR  YAĞLI  GÜREŞLERİ
 
653. Tarihi Kırkpınar Kültür Etkinlikleri Haftası 16-22 Haziran 2014 tarihleri arasında düzenlenecektir.
 
 
Kırkpınar Efsanesi :
   Kırkpınar yağlı güreşleri ile ilgili bir çok söylenti vardır. Bunlardan en yaygın olanı da şöyledir; Rumeli’nin fethi sırasında Orhan Gazi’nin kardeşi Süleyman Paşa 40 askeriyle Domuzhisarı Kalesi ile birlikte birkaç kaleyi de ele geçirir. Bu birlik geri dönerken, bu gün Yunanistan sınırları içerisinde kalan Samona’ daki molalarında güreş tutuşurlar. Bunlardan ikisi yenişemezler.  Daha sonra iki güreşçi bir Hıdırellez gününde (6 Mayıs)  yeniden güreşe tutuşurlar. Güreş sabah erkenden başlayıp gece yarısı iki güreşçinin ölümüne kadar sürer.  Arkadaşları tarafından orada bulunan bir incir ağacının altına defnedilirler. Yıllar sonra arkadaşları aynı yere tekrar geldiklerinde İki pehlivan arkadaşlarının gömülü oldukları yerde temiz ve gür pınarların şırıl şırıl aktığını görürler. Bunun üzerine o yer “Kırkpınar” olarak adlandırılır ve böylece Kırkpınar Yağlı Güreş geleneği başlar.
 
Güreşlerin Yapıldığı yer :
Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sonrasında Kırkpınar Yağlı Güreşleri, bu gün Yunanistan sınırları içinde kalan Samona köyü civarında bulunan Kırkpınar Çayırından Edirne-Mustafa Paşa yolu üzerinde yer alan Viran tekke mahalline taşınmıştır.
Cumhuriyetin ilanından sonra güreşler Edirne’nin Sarayiçi bölgesinde yapılmaktadır.
 
Güreşlerdeki Öğeler:
Kırkpınar Ağası :
 
 
 
 
 
 
 
         Eskiden güreşler ağanın denetiminde yapılırdı. Kırkpınar Güreşlerinin en ilginç yönü Kırkpınar ağalığıdır. Pehlivanları çağıran, yarışmaları düzenleyen, gelen konukları ağırlayan, yemek ve yatacak yerlerini temin eden, örf ve adetlere uygun olarak güreşlerin yapılmasını sağlayan, ödüller veren ve güvenlik düzeni alan yetkilidir.
 
 
 
  
 

 

1950 yılından bugüne kadar Kırkpınar ağaları şunlardır:
YIL  : KIRKPINAR AĞASI            
1950 Edirneli Murat Şener
1951 Edirneli Murat Şener
1952 Edirneli Murat Şener
1953 Edirneli Nurettin Manyas
1954 Edirneli Yaşar Yardımcı
1955 Edirneli Mehmet Çardaktan
1956 Edirneli İbrahim Bildik
1957 Edirneli Hüseyin Özakıncı
1958 Ahırköylü Ahmet Merter
1959 Ahırköylü Ahmet Merter
1960 Edirneli Salim Doğramacılar
1961 Edirneli Hilmi Atakan
1962 Edirneli Muhittin Ağaoğulları
1963 İstanbullu Ali Rıza Keleşoğlu
1964 Edirneli Hasan Vatan
1965 Edirneli Hakkı Meriç
1966 Karamürselli Muzaffer Bilge
1967 Çanakkaleli Süleyman Şahin
1968 Çanakkaleli Süleyman Şahin
1969 Karamürselli Gazanfer Bilge
1970 Karamürselli Gazanfer Bilge
1971 İstanbullu Celal Hacı Eyüpoğlu
1972 Babaeskili Doğan Görkey
1973 Tokatlı Hamit Kaplan
1974 Samsunlu Şevki Alan
1975 Akyazılı Zülküf Karabulut
1976 Akyazılı Zülküf Karabulut
1977 Adapazarlı Fethi Atan
1978 Tekirdağlı Sebahattin Tekcan
1979 Bandırmalı Süleyman Özmercan
1980 Edirneli Cemal Pul
1981 Edirneli Mehmet İriş
1982 Edirneli Ali Ayağ
1983 Edirneli Ali Ayağ
1984 İstanbullu Mustafa Bilgin
1985 İstanbullu Mustafa Bilgin
1986 İstanbullu Halil Kılıçoğlu
1987 Samsunlu Hasbi Menteşoğlu
1988 Bursalı İbrahim Çayla
1989 Malatyalı Kemal Özkan
1990 Çanakkaleli Murat Köse
1991 Bayburtlu Alper Yazoğlu
1992 Bayburtlu Alper Yazoğlu
1993 Bayburtlu Alper Yazoğlu
1994 İstanbullu Oğuzhan Bilgin
1995 Tokatlı Hüseyin Şahin
1996 Tokatlı Hüseyin Şahin
1997 Tokatlı Hüseyin Şahin
1998 Tokatlı Hüseyin Şahin
1999 Babaeskili Ayhan Sezer
2000 Emin Doğnasoy
2001 Mustafa Saruhan Adına Oğlu Murat Saruhan
2002 Mardinli M.Sait Yavuz
2003 Necdet Çakır (Zübeyde Kavraz Ağalık Bedelini Ödemeyince Yerine Ağa Olmuştur)
2004 Edirneli Mustafa Altunhan
2005 İzmitli Adem Tüysüz
2006 İzmitli Adem Tüysüz
2007 İzmitli Adem Tüysüz
2008 Mehmet Cadıl
2009 Seyfettin Selim
2010 Seyfettin Selim
2011 Seyfettin Selim
2012 Seyfettin Selim
2013 Seyfettin Selim
2014 Süleyman Mecek
 
Başpehlivan:
 
 
 
 
 
    Kırkpınar’ın en büyük ödülünü “başpehlivan” alır ve bir yıl süreyle “Türkiye Başpehlivanı” ünvanını elinde tutar. Bu ünvanı üç yıl arka arkaya koruduğu takdirde Altın kemerin sahibi olur. Diğer kategorilerde birinci olanlara ve dereceye giren pehlivanlara verilen ödül ise özendirme niteliğindedir. Pehlivan ödülü para olacağı gibi at, öküz, dana veya koç da olabilir. Eski yıllarda Başpehlivana deve, baş-altı pehlivanına boğa, büyük-orta’ ya kısrak, diğer boylara da bunlara benzer ödüller verilirdi. 
 
 
 
 
 
 
 
YIL  : KIRKPINAR BAŞPEHLİVANI       
1924 Arnavut Benli Abdullah
1925 Geçkinli Yusuf Pehlivan
1926 Edirneli Kara Emin
1927 Manisalı Rıfat
1928 Kandıralı Kayakçı Ahmet
1929 Gastivarlı Mülayim Pehlivan
1930 Bandırmalı Kara Ali
1931 Bandırmalı Kara Ali
1932 Bandırmalı Kara Ali
1933 Bandırmalı Kara Ali
1934 Gastivarlı Mülayim Pehlivan İle Tekirdağlı Hüseyin Alkaya
1935 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya
1936 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya
1937 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya
1938 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya
1939 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya
1940 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya
1941 Tekirdağlı Hüseyin Alkaya
1942 Kurtdereli Mehmet
1943 Babaeskili İbrahim Esdi
1944 Hayrabolulu Süleyman
1945 Babaeskili İbrahim Esdi
1946 Sındırgılı Şerif Pehlivan
1947 Düzceli Çolak İsmail Atay İle Hayrabolulu Süleyman
1948 Kuleli Mustafa Pehlivan
1949 Sındırgılı Şerif Pehlivan
1950 Hayrabolulu Süleyman
1951 İzmitli İrfan Atan
1952 Balıkesirli Tarzan Mehmet
1953 İzmitli İrfan Atan
1954 Samsunlu İbrahim Karabacak
1955 İzmitli İrfan Atan
1956 Samsunlu İbrahim Karabacak
1957 Bandırmalı Hasan Acar
1958 İzmitli Adil Atan
1959 Samsunlu İbtahim Karabacak
1960 Samsunlu İbrahim Karabacak
1961 Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı
1962 İzmirli Kara Ali Çelik İle Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı
1963 Adapazarlı Sezai Kanmaz
1964 Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı
1965 İzmirli Kara Ali Çelik
1966 Ordulu Mustafa Bük
1967 Ordulu Mustafa Bük
1968 Ordulu Mustafa Bük
1969 Babaeskili Nazmi Uzun
1970 İzmirli Kara Ali Çelik İle Karamürselli Aydın Demir
1971 Hasan Şahin
1972 Arap Mustafa Yıldız
1973 Ordulu Davut Yılmaz
1974 İzmirli Kara Ali Çelik
1975 Yarıda Kaldı
1976 Karamürselli Aydın Demir
1977 Karamürselli Aydın Demir
1978 Karamürselli Aydın Demir
1979 Sabri Demir
1980 Muğlalı Mehmet Güçlü
1981 Arap Mustafa Yıldız
1982 Denizlili Hüseyin Çokal
1983 Denizlili Hüseyin Çokal
1984 Denizlili Hüseyin Çokal
1985 Sabri Acar
1986 İbrahim Gümüş
1987 Recep Kılıç
1988 Recep Gürbüz
1989 Saffet Kayalı
1990 Karamürselli Ahmet Taşçı
1991 Karamürselli Ahmet Taşçı
1992 Karamürselli Ahmet Taşçı
1993 Karamüesrlli Ahmet Taşçı
1994 Karamürselli Ahmet Taşçı
1995 Karamürselli Ahmet Taşçı
1996 Karamürselli Ahmet Taşçı
1997 Karamürselli Ahmet Taşçı
1998 Cengiz Elbeyi
1999 Karamürselli Ahmet Taşçı
2000 Karamürselli Ahmet Taşçı
2001 Ankaralı Vedat Ergin
2002 Karslı Savaş Yıldırım ( Dopingli Olduğu Anlaşılınca Yerine Hasan Tuna Başpehlivan İlan Edildi )
2003 Kenan Şimşek
2004 Samsunlu Recep Kara    
2005 Şaban Yılmaz
2006 Osman Aynur
2007 Recep Kara
2008 Recep Kara
2009 Mehmet Yeşil Yeşil
2010 Mehmet Yeşil Yeşil
2011 Ali Gürbüz
2012 Ali Gürbüz
2013 İsmail Balaban
 
Cazgır  :
 
 
 
 
 
 

    Yağlı güreşte pehlivanları seyircilere tanıtan, güreşe başlatan kişiye “Cazgır” veya “Salavatçı” denir. Cazgır hakem heyetinin eşleştirdiği pehlivanların adlarını, sanlarını, oyunlardaki hünerlerini, uygun mısra ve dualarla tanıtır. 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yağlanma  :
   Güreşler, kavranması güç olsun diye, pehlivanlar güreş meydanının uygun bir yerinde yağ ve su ile doldurulmuş kazanların etrafında yağlanırlar. Pehlivanlar önce sağ el ile sol omuza, göğüse, kol ve kispete yağ sürerler, daha sonra sol el ile aynı işlemi yaparlar. Güreş başladıktan sonra pehlivanlar çayırda dolaşan ibrikçilerden diledikleri zaman yağ ve su alabilirler.
 
 
 
 
 
Peşrev  :
 

   
 
Peşrev, bir ısınma ve kültür-fizik hareketidir. Ahenkli bir şekilde yapılan bu hareketler, seyircilerin zevkini okşar, pehlivanın moralini yükseltir. Pehlivan peşrev ile nefesini, kaslarını ve kalbini biraz sonra başlayacak olan mücadeleye hazırlar.
 
 
 

 
    Güreşmek üzere hakem heyeti önüne gelmiş pehlivanların cazgır tarafında takdimi ve duası yapıldıktan sonra verdiği işaretle, çalınmaya başlayan davulların ve zurnaların nağmeleri arasında pehlivanlar ahenkli bir şekilde ellerini ve kollarını sallayarak peşreve başlarlar. Peşrevde üç kez ileri, üç kez de geri gidişten sonra yere sol diz ile çökülerek önce sağ el yere, dize, dudağa ve alına üç defa değdirilir. Hatta bazıları tarafından bir ot koparılarak ağza alınır ve ısırılır. Bu merasim bittikten sonra tekrar sıçrayarak arada sırada “Hayda bre pehlivan” diye bağırılır. Karşılıklı gidiş ve gelişten sonra hasmın paçaları yoklanır ve sırtı sıvazlanır, enseler bağlanır, eller tutuşur ve birkaç defa sallanılır, güreşe böylece girilmiş olur.
 
Kispet  :
 

    

     Yağlı güreşe çıkan her pehlivanın güreş malzemesinin başında “Kispet” gelir.  Manda, dana ve malak derisinden yapılan kispetin bel kısmı dört parmak genişliğinde ve kalın olur. Beli sarması için kalın ip geçirilir, bu kısma “Kasnak” denir. Kispetin diz kapağının altına gelen yere “Paça” denir. Paça ile baldır arasına “Paçabent” denilen keçe konur, deri kısım keçenin üzerine çekilir ve üzeri sicimle sıkıca bağlanır. Sıkı bağlanmayan paçadan içeri giren parmaklar sayesinde oyun almak kolaylaşır.

 

 

 

 

 
Zembil :
 
   
 
 
      Kispetler “Zembil” adı verilen sazdan yapılmış bir torbada taşınırlar. Güreş bittiğinde kispet temizlenir derisinin kurumaması için yağlanır ve bir sonraki güreşe hazırlık yapmak üzere zembile konur. Güreşi bırakan pehlivan zembilini duvara asarak bir daha güreşmeyeceğini anlatmak ister. 
 
 
 
 
 
 
 
Davul ve Zurna :
 
 
 
 
 

     Kırkpınar da davul ve zurnacılık belli gruplara açık artırma ile verilir. Davul ve zurnalar eşliğinde güreşçiler “Tutuş” a çağrılır ve güreş havaları ile hem pehlivanlar, hem de seyirciler coşturulur.
 
 

 
 
Kırmızı Dipli Mum :
 
   
 
 
 
    Kırmızı dipli mum bildiğimiz parafin mumların dip tarafına kırmızı boya sürülmüş olanıdır. Kırkpınar ağalığını yüklenen kişiler Mart ayı başından itibaren köylere, kasabalara, şehirlere “Mühürlü Kırmızı Dipli Mumları” göndererek panayırın ne zaman açılacağını, güreşlerin hangi tarihte yapılacağını bildirirlerdi. Kırmızı dipli mumlar köy ve kasabaların kahvelerinin yüksekçe bir yerine asılır, böylece herkes Kırkpınar’a davet edildiklerini anlarlardı.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yağlı Güreş Oyunları :
 
  
 
 
    Yağlı Güreşlerdeki oyunlar; ayakta yapılan oyunlar ve yerde yapılan oyunlar olarak maksatlarına göre, Elense, İç tırpan, dış tırpan, kazkanadı, ayakta güreşi bağlama, budama, paça, kazık, kepçe, ters kepçe, kılıç atma, payanda, kemane, kemane çekme, kol bastı, tilkikuyruğu, köpek kuyruğu, yerde sürüme, köstek, künde (oturak kündesi, ayak kündesi, şark kündesi, bel kündesi), boyunduruk,  kurt kapanı,  yanbaş ve kombine oyunlar paça kazık, ellerin kenetlenmesi, sarma, cezayir sarması gibi sıralanabilir.
 
 
 
  
  
 
 
Yağlı Güreşlerde Cezalar : 
 
  
 
 
    Ceza gerektiren konular şunlardır:
Rakibe, hakeme veya seyircilere söz veya el kol hareketi ile hakaret etmek,Güreş esnasında rakibi ile münakaşa etmek, tartışmak,Ciddi güreş yapmamak, şikeyapmak. Yağlı güreşlerde yasak oyun ve diğer yağlı güreş kurallarına uymamak, hakem uyarılarını dinlememek. Müsabakalar eleme usulü olup, yenilen elenir, kazanan devam eder. 
 
 
 
 
 
 




Bu site Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanmıştır.
Bu sayfa 7914 kez gösterilmiştir.